Andon Nafilyan Paşa

Türk Üroloji Dergisi – Turkish Journal of Urology

2010;36(3):219-225

DOI: 10.5152/tud.2010.020

Osmanlı Dönemi Ürolojisinde Üç İsim

Three names in the urology of Ottoman period

Vural Solok

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı, Emekli Öğretim Üyesi ve Başkanı, İstanbul

Andon Nafilyan Paşa (1831-1912)

andon nafilyanNafilyan Paşa, 1831 yılında İstanbul’da doğmuştur. Babasının adı Gomidas’tır. İlk öğrenimini mahalle okulunda, orta öğrenimini Bebek’teki Frerler Okulu’nda tamamlamıştır. 1844-1845 yıllarında Askeri Tıp Okulu’na başlamıştır. Daha sonra Mektebi Tıbbiye-i Şahane’de yüksek öğrenimini tamamlayarak 1954 yılında Andon Gomidas kayıt adıyla mezun olmuştur. 1854-1855 yıllarında Osmanlı ordusunda tabip olarak Kırım savaşına ve Girit ayaklanmasına katılmıştır.

1858-1862 yılları arasında Paris Tıp Fakültesi’nde eğitim görmüştür. 13 Haziran 1862 günü [Traitement de la fistule vésico-vaginale par le procédé de Marion Sims (Vesiko-vajinal fistüllerin Marion-Sims yöntemi ile tedavisi)] isimli doktora tezi ile mezun olmuştur. J. Marion Sims 1813-1883 yılları arasında yaşamış Amerikalı bir hekimdir. Özellikle vesiko-vajinal fistüllerin tamirinde kullandığı gümüş teller ünlenmesine neden olmuştur. Cerrahide gümüş dikişler şeklinde takdim edilmiştir. 1857’de Newyork Tıp Akademisi’ne, 1876’da Amerikan Tıp Birliği’ne başkan seçilmiştir. 1880 yılında ise Amerikan Jinekoloji Derneği’nin başkanı olmuştur. 1883 yılında, 70 yaşında vefat etmiştir ve Greenwood mezarlığına gömülmüştür. Newyork Tıp Akademisi’nin karşısına gelen Central Park’ta hatırasına dikilmiş bir heykeli bulunmaktadır. Ortaya koyduğu yöntemle ümitsiz yüzlerce hasta sağlığına kavuşmuştur.

Dr. Nafilyan İstanbul’a dönüşünde Haydarpaşa Askeri Hastanesi’nde göreve başlar ve 1870 yılında İç Hastalıkları Bölümü başhekimlik görevini üstlenir. 1869 yıllarına kadar Askeri Tıp Okulu’nda Fransızca olan eğitim, bu tarihten sonra Osmanlıca verilmeğe başlanmıştır. Yeni mezun doktor adaylarının önceleri askeri hastanelerde iki yıl klinik hekimlik, daha sonraları ise bir yıl klinik ve pratik tababet derslerine katılmaları gerekirdi. Cerrahi bölümünde Volkoviç Bey, iç hastalıkları bölümünde Miralay Nafilyan Bey, göz hastalıkları bölümünde ise Konstantin Globel Bey ve Mortmann bu çalışmaların ilk öğretmenlerinden olmuşlardır.
Albay Nafilyan Bey 15 Aralık 1871 tarihinde Cemiyeti Tıbbiye-i Şahane’ye üye seçilmiştir. Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane kırım savaşına katılan ve savaş dönüşü İstanbul’da kalan çeşitli ülke hekimlerinin biraraya gelerek kurdukları bir cemiyettir. Padişah bu cemiyetin kurulmasına onay vermiştir ve korumuştur. Uzun yıllar faaliyet gösteren cemiyet, günümüzde Türk Tıp Cemiyeti adı ile çalışmalarına devam ediyor. O tarihler de buraya üye seçilmek bir ayrıcalık olarak kabul ediliyordu.

Miralay Nafilyan Bey, 1891-1892 yıllarında “Fenni cerrahi sagir harp yaraları ve sargılar” adlı dersleri öğretmiştir. 1892’de derslerin öğretimi Haydarpaşa’dan, Gülhane’deki onarılan rüştiye binasına nakledildi. Bu oluşum Gülhane Tıp Akademisi’nin temelini oluşturmuştur. Haydarpaşa’da bu değişimler olurken bazı hekimler, Gümüşsuyu Askeri Hastanesi’ne tayin edilmişlerdir. Nafilyan Bey de 1888’de Gümüşsuyu Hastanesi’ne gelmiştir.
Nafilyan Bey 1868 yılında miralay, daha sonra mirliva ve ferik rütbelerini almıştır. 1900 yılında paşa olmuştur. Nafilyan Paşa 1894 yılında Gümüş Liyakat nişanı, 1888’de 2. Mecidiye ve 2. Osmaniye nişanlarını, 1900 yılında da 1. Mecidiye ve 1. Osmaniye nişanlarını almıştır.

Nafilyan Paşa gerek Haydarpaşa Askeri Tıbbiyesi’nde, gerek Gümüşsuyu Hastanesi’nde birçok hekimin yetişmesinde rol oynamış bir hocadır. Özellikle Fransa’da aldığı eğitim nedeniyle idrar yolu hastalıkları konusunda iyi bir uzmandır. İdrar yolu hastalıkları bütün dünyada da iç hastalıkları içinde okutuluyor ve cerrahi uygulamalar ise cerrahi içinde kalıyordu. İdrar yolu hastalıkları ancak 1880’den sonra şekillenmeğe başlamıştır. Üroloji (bevliye) adını alması ise çok daha sonralarda olmuştur. Bu nedenle Nafilyan Paşa’nın üroloji uzmanı olamayacağı varsayımı ise yanlıştır, çünkü onun eğitim gördüğü ve daha sonraları ise eğitim verdiği dönemlerde üroloji kavramı henüz şekillenmemiştir. İdrar yolları hastalıkları veya genitoüriner sistem hastalıkları iç hastalıkları içinde yorumlanıyordu. Bu sisteme ait uygulamalar ise cerrahi uygulamalar çerçevesinde kalıyordu. Bilindiği gibi, ülkemizde ilk defa bevliye (üroloji) kliniği 1909’da, askeri ve sivil tıp fakültelerinin birleşmesi ile oluşan tıp fakültesinde kavram olarak gözükmektedir.

Nafilyan Paşa uzun süre yaptığı hocalık ve askerlik görevlerinden 1910 yılında emekli olmuştur. Uzun yıllar içinde birçok askeri hekimin yetişmesinde rol oynamış bir kişidir. Görevinden ayrıldığı zaman 79 yaşında bulunuyordu. Emekli olduktan iki yıl sonra, 21 Eylül 1912 tarihinde vefat etmiştir. Vefat ettiği yıllarda tıp fakültesinde bevliye dersleri yeni ve ayrı bir kavram içinde anlatılmaya başlanmıştır. Bu nedenle, halk arasında oluşmuş haklı şöhretini gölgeleyecek ve küçümseyecek bir şekilde “kendine sonda yapan, diğerlerine de iyi yapar” şeklindeki şöhretinin afaki bir yorum olduğu varsayımı Nafilyan Paşa’nın hak etmediği insafsız bir yorumdur. Bu yorumu yapanlar da paşa öldüğünde henüz asistanlık dönemindedir. Paşa, Osmanlı Türkiye’sinde ilk bevliye (üroloji) uzmanı ve aynı zamanda birçok askeri hekimin yetişmesinde rol oynamış bir hocadır.

Nafilyan Paşa’nın Türkçe ve Ermenice önemli bir yayını yoktur. Ancak Osmanlı Tıp Cemiyeti’nin 50. Yıldönümü (1856-1906) için yayınlanan kitapçıkta cerrahi bölümü hazırlayan Dr. Yakubyan yaptığı dökümde Dr. Nafilyan’ın 16 Mart 1877 tarihinde yan kesi ameliyatı ile çıkarılmış mesane taşlarından oluşan bir seri vaka sunduğunu belirtmiştir. Ayrıca 1879 yılında, Sırbistan ve Karadağ bölgesindeki savaşta yaralanan ve Haydarpaşa Hastanesi’nde tedavi edilen 837 yaralı hakkındaki istatistiksel bildirisini zikretmiştir.

Yirminci yüzyılın başında kurulmaya başlayan üroloji dernekleri gelişirken, 1896 yılında kurulan ilk üroloji derneği olan Fransız Üroloji Derneği, 1905 yılında uluslararası bir üroloji kurultayının toplanması fikrini ortaya atmış ve önayak olmuştur. Alınan cevapların olumlu olması ile her ulustan gelen hekimler 8 Ekim 1907’de Paris’te toplanarak Uluslararası Üroloji Birliği’ni (Association Internationale D’urologie) kurmuşlardır. Hazırlanan tüzüklerden sonra 30 Eylül ile 3 Ekim 1908 tarihleri arasında Paris’te ilk kurultay yapılmıştır. Association Internationale D’urologie’ye üye hekimlerin arasında Nafilyan Paşa’yı da görüyoruz.
Bu kurultaya katılına Türkiye delege ve üyeleri şunladır:

  • Antippas (André); Şişli Hastanesi cerrahı, İstanbul
  • Cemil Paşa; Tıp Fakültesi cerrahi profesörü, İstanbul
  • Kamburoğlu Paşa (Alexander); Alman Hastanesi cerrahı, Hamidiye Hastanesi cerrahı, İstanbul
  • Nafilyan Paşa; Askeri Tıp Okulu idrar yolları hastalıkları profesörü, İstanbul
  • Psaltoff; Helen Hastanesi cerrahı, İsrael Hastanesi konsültan cerrahı, İzmir
  • Sgourdeos (Tomazos); Yunan Milli Hastanesi şef cerrahı, İstanbul
  • Zamboca Paşa (Alexander); Fransız Akademisi muhabir üyesi, İstanbul

Buradan da anlaşıldığı üzere Cemil Paşa ve Nafilyan Paşa uluslararası üroloji derneği üyesi olarak kurultaylara katılmışlardır.
Nafilyan Paşa 1862’de Paris’ten dönünce, Dr. Kasbar Sinabyan’ın kızı Mari ile evlenmiştir. Bu evlilikten 5 çocuk (4 erkek ve 1 kız) olmuştur. İlk çocuğu Yetvart Paris’te okumuş ve doktor olmuştur. Diğer çocukları sırasıyla Kapsar, Levon, Vahe ve Tereza’dır. Levon Nafilyan (1877 İstanbul-1937 Kahire) 1905’te Paris’teki Güzel Sanatlar Akademisi’ni birincilikle bitirmiştir. İstanbul’a döndükten sonra Galata’daki Şirketi Hayriye ve Milli Sigorta Şirketi’nin merkez binalarının, Agopyan Han’ın ve Boğaziçi’ndeki kağir iskelelerin mimarlığını yapmıştır. 1906’da Mısır’a yerleşerek, orada da önemli binalar inşa etmiştir.

Nafilyan Paşa sakin yapıda bir karaktere sahipti, sabırlı ve sürekli çalışma azmine ileri yaşlara kadar hizmet etmesi en güzel örnektir. İyiliksever kişiliği olan paşanın vatanına da bağlılığı şüphe götürmez bir özelliğidir.
Paşa, 81 yaşında 21 Eylül 1912’de İstanbul’da vefat etmiştir ve Şişli’deki Ermeni Katolik Mezarlığı’na gömülmüştür. Cenaze töreninde Cemiyeti Tıbbiye-i Şahane adına Dr. Dikran Acemyan Fransızca bir konuşma yapmıştır. Bu konuşmanın Ermenice çevirisi aynı yıl Pıjişg (doktor) adlı Ermenice aylık tıp dergisinde yayınlanmıştır.
Nafilyan Paşa, Fransa da filizlenen genito-üriner sistem hastalıkları ve cerrahisi konusunda uzmanlık kazanmış ve İstanbul’a dönerek bu konuyu askeri hekimlere öğretmiş, onları eğitmiş bir hocadır. Sakinliği, sabırlı yapısı ve durmak bilmeyen çalışkanlığı öne çıkan hasletlerindendir. Uzun yıllar çalışarak geç yaşlarda emekli olmuş bir hekimdir.

Kaynaklar

1. Erduran BS. Yirminci asırda modern üroloji ve Türkiye’de ürolojinin tarihçesi. Türk Üroloji Dergisi 1936;1:117.
2. Dabağyan LP. Emperyalistler Kıskacında Ermeni Tehciri (Türk Ermenileri). İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık; 2007. p. 808-9.
3. Güvenç N. Cumhuriyetin 50. Yılında İstanbul Tıp Fakültesi. 1983. p. 106.
4. Köseyan V. İstanbul’daki Askeri ve Mülkiye Ermeni Öğretim Üyeleri. Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Aylık Dergisi. İstanbul: 1993.
5. McCullough DL. J. Marion Sims (1813-1883). Invest Urol 1974;12:246-8.

6. Mezburyan AN. Ermeni ve Ermeni Asıllı Hekimler. “Alfabetik İsim Listesi” 1688-1940. İstanbul: Becidyan Matbaası; 1940. p. 75.
7. Mezbur A. Ermeni Hekimler (Universitaires). 1688-1940. İstanbul: Becid Basımevi; 1950.
8. Nirven SN. Türk Hekimliğinde 140. yıl Dolayısıyla (Mütareke’de İstanbul Üniversitesi). Dirim Dergisi 1969:297-300.
9. Özbay K. Türk Asker Hekimliği Tarihi ve Asker Hastaneleri. İstanbul: Yörük Basımevi; 1976. p. 170, 262.
10. Pappas J. Dessins et Peintures du chirurgien Alexandre Pappas L. Atina: Karydakis Matbaası; 1983.
11. Solok V. Uluslararası üroloji birliğinin kuruluşu, I ve II uluslararası kurultayları ve Osmanlı hekimleri. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dergisi 1975;6:127-36.
12. Solok V. Son yüzyıl içinde Türk ürolojisinin tarihsel ve dinamik değişimi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dergisi 1981;12:312-25.

13. Solok V. Türkiye de ürolojinin tarihçesi. Aktüel Tıp Dergisi 2002;7:1-4.
14. Solok V, Çek M. History of urology in Turkey. Eur Hist Urol 1999;6:69-87.
15. Surp Pırgiç Hastanesi 1900 Yılı Salnamesi: Mirliva Andon Nafilyan Paşa. p. 304.
16. Şoğanat Yıllığı: Andon Nafilyan Paşa (1831-1912). Agop Apelyan Matbaası; 1975. p. 39.
17. Torkomian V. Les anciens professeurs arméniens de la fac. de Médicine de Constantinople IX Congres Int Hist Med Romanie. 10-18 Eylül 1932.
18. Yıldırım N. Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi. p. 335-6.

Yazışma (Correspondence): Prof. Dr. Vural Solok. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı, Emekli Öğretim Üyesi ve Başkanı, İstanbul, Türkiye
Tel: 0212 232 46 89 e-mail: vuralsolok@gmail.com